DEPRESYON NEDİR? NASIL BAŞ EDEBİLİRİM? DEPRESYONUN TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Depresyon ile ilgili yazıma uzun zamandır terapi sürecinde olan bir depresyon tanısı almış  danışanımın tarifiyle başlamak istiyorum. Beni çok etkilemişti ve ondan izin almak için depresyona bakışını yazımda belirtmek istediğimi söylediğimde  ‘’lütfen belirtin çünkü hiç kimse bizi anlamıyor. Çevremizdeki insanlar isteyince toparlanabiliriz sanıyorlar,  bütün bu yaşadıklarımızın bizim  seçimimiz olduğunu ve isteyince tek başımıza değiştirebileceğimizi, hemen toparlanabileceğimizi düşünüyorlar, bu düşünce ise bizi daha fazla umutsuzluğa sürüklüyor ve bize daha çok zarar veriyor’’ demişti.

‘’Dalıp dalıp gidiyorum. Neler düşündüğümü bilmiyorum ama çok fazla şey düşünüyorum. Gün içinde neler yapacağımı unutuyorum ve çok da yapmak gelmiyor içimden. Tıka basa yemek yiyorum ve doyduğumu hissetmiyorum. Sürekli uyumak ve hiçbir şey yapmamak geliyor içimden. Arkadaşlarımla buluşunca köşeye oturup susuyorum. Bazen onları dinliyorum bazen ise başka düşüncelere dalıyorum. Sanki ben yaşamıyorum da yaşamayı taklid ediyormuşum gibi hissediyorum. Hiçbir şeye tahammülüm kalmadı, insanların beni bekletmesi beni çıldırtıyor. Herkes rol yapıyormuş gibi hissediyorum sanki gerçekten mutlu değiller ama mutlu taklidi yapıyorlarmış gibi geliyor.’’

Mutsuzlukla savaşmak adeta hayatta ki amacı olmuştu. Bu savaşı yendiğinde mutlu olacakmış gibi yani mutsuz olmazsa çok mutlu olacakmış gibi hissediyordu. Oysa ki mutsuzlukla olan savaşında yenilseydi ve o duyguyu kabul etseydi ne olurdu? 

Bu hayatta amaçsız kalırdı ve daha büyük bir boşluk başlardı. Bu savaşı eğer ondan alsaydım onu daha büyük bir boşluğa sürüklemiş olurdum. Bitirmeden önce onu yeni bir savaşa hazırlamalıydım; mutluluk için savaş…

Mutsuzluğu yenersem zaten çok mutlu olurum diye düşünen danışanıma önce aslında çok farklı şeyler olduğunu öğretmeliydim. Acının, hüzünün, kederin hayatının parçası olduğunu ve artık kabullenme vaktinin geldiğine ikna etmeliydim. Birlikte olan yolculuğumuz böylece başlamış olacaktı. İlk defa ona dışarı çıkmalısın, o yataktan çıkmalısın, eğlenmelisin, ders çalışmalısın diyen biri yoktu karşısında. Anlaşıldığını, dinlendiğini, yargılanmadığını veya eleştirilmediğini hissetmeyeli ne çok zaman olmuştu ki o rahatlamayı gözlerinde okuyabiliyordum. Terapi odası ona güven vermişti.

Ona çevrendekiler depresyonu tanısaydı, mutsuz bir ruh halinden ayırt edebilseydi her şey çok farklı olabilirdi demek istiyordum. Çünkü depresyon basit bir mutsuzluk durumu, basit bir çökkünlük değil çok daha fazlası. Depresyonun size yapabileceklerinden bahsetmek istiyorum; okulu bırakmanıza, arkadaşsız kalmanıza, çocuklarınızla, ailenizle, tüm Dünyayla iletişiminizin kopmasına ve  yalnız, izole hissetmenize, hatta intihara sebep olabilir. Dünyada bu tedavi için milyarlarca para harcanıyor. Binlerce insan bu rahatsızlıktan muzdarip ve ciddiye alınmıyor. 

Depresyon sadece bir halsizlik veya geçici bir zayıflık olmadığı gibi, bir anda çözülebilecek basit bir problem de değildir. Depresyon tedavi gerektiren tedavi edilebilir bir hastalıktır. Depresyonu olan çoğu insan, devam eden ilaçlar, psikoterapi veya her ikisinin bir kombinasyonu ile iyileşir.

Depresyon genellikle 20’li veya 30’lu yaşlarda başlar, ancak her yaşta olabilir. Erkeklerden daha fazla kadına depresyon teşhisi konur. Nedenin ise yardım aramanın kadınlarda daha yaygın olduğunun düşünülmesidir.

DEPRESYONUN İLAÇSIZ TEDAVİSİ

Bilişsel davranışçı terapi (BDT), orta ve şiddetli semptomlar dahil olmak üzere depresyon tedavisinde etkilidir ve psikiyatri kılavuzlarında birinci basamak tedavi olarak listelenmiştir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) aracılığıyla, uyumsuz düşünmeyi (özeleştiri, umutsuzluk) ve depresyondaki hareketsizlik, sosyal geri çekilme ve kaçınma gibi davranış kalıplarını hedefliyoruz.

Psikanalitik depresyon modelinin eksikliklerini keşfeden A. T. Beck, depresif hastaların kendileri, dünya ve gelecek hakkındaki olumsuz psikolojisine dayanan bilişsel-davranışçı terapiyi geliştirdi. Bireyin bu zihinsel tasarımları olumsuz yaşam olayları nedeniyle aktif hale gelmekte ve yanlış negatif bilgi işlemeye yol açmaktadır.

Depresyon için bilişsel davranışçı terapi, hastalara depresyonla mücadele için gerekli bilişsel ve davranışsal becerileri öğreten yapılandırılmış, işbirlikçi, kısa vadeli ve problem merkezli bir psikoterapi yaklaşımıdır. Tedavi ortalama 10-20 seans sürer. Tedavi süresince 4 veya 6. seanslarda  depresif semptomlarda belirgin düzelme gözlenmektedir.

MERSİN’ DE DEPRESYON TEDAVİSİ

Mersin ilinde bulunan kliniğimize başvuran danışanların büyük bir oranının depresyon belirtileri ile mücadele ettiğini söyleyebilirim. Mersin’ de depresyon tedavisi için kliniğimizde uzman psikologlarla sizde yüz yüze görüşme sağlayabilirsiniz. Eğer bu durumdan muzdaripseniz  erken müdahalenin her zaman büyük avantaj olduğunun önemini vurguluyoruz. Uzman eşliğinde Bilişsel Davranışçı Terapi, Mindfulness gibi ekollerin kullanıldığı bir yolculuk hayata bakış açınızı değiştirmenizde size öncülük edecektir. Bizimle iletişime geçebilir ve randevu oluşturabilirsiniz. Nova Psikoloji’ye girdiğiniz andan itibaren, desteklendiğinizi, duyulduğunuzu ve anlaşıldığınızı hissedeceksiniz.

Yorum Yapın